Eko-Anksiyete Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

Çevre kirliliği, küresel ısınma, iklim değişikliği, temiz su kaynaklarının azalması derken dünyanın her yerinde hepimiz ekolojik dengenin bozulmasının etkilerini hisseder olduk. Geleceğimiz için kaygılanıyoruz çünkü bu belirtiler hiç de parlak bir geleceği göstermiyor. Doğal dengenin bozulmasından kaynaklı yaşanılan gelecek kaygısı da insanda eko-anksiyeteye sebep olabiliyor.

Tam bu noktada insanın aklına eko-anksiyete nedir? Nasıl başa çıkılır? Eko-anksiyeteden mustarip olduğumu nasıl anlarım, gibi sorular geliyor. Endişelenmenin gereği yok çünkü hem ruh halimize hem de gezegenimize yardım ederek tüm bu sorunların üstesinden gelmemiz mümkün.

Eko-Anksiyete Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?
Eko-Anksiyete Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

Eko-Anksiyetenin Tanımı

Eko-stress ve eko-kaygı isimleriyle de bilinen eko-anksiyete, Amerikan Psikoloji Derneği’nin tanımıyla “gelecek çevresel bir kıyamete karşı duyulan kronik korku”dur. Günlük yaşantıda iklim krizinin etkilerine şahit olan ve bundan doğrudan etkilenen kişiler kendileri, çocukları, gezegende yaşayan diğer canlılar ve gezegenin kendisi için yoğun bir endişe duymaya başlarlar. Tek başlarına yeterince etkili olamayacakları, bireysel olarak yaptıkları hiçbir şeyin çevre felaketini durdurmaya yetmeyeceği düşünceleri bu endişeyi daha da arttırır. Bu endişe ve ona eşlik eden çaresizlik hissi eko-anksiyete olarak adlandırılır.

Eko-Anksiyetenin Belirtileri

Eko-Anksiyete, başka herhangi bir kaygı bozukluğu ile karıştırılmamalıdır. Bu nedenle eko-anksiyetenin belirtilerini diğer anksiyete türlerinden ayırmak önemlidir.

  • Doğa dostu olmadığını bildiğiniz bir ürün veya hizmet kullandığınızda gelen suçluluk duygusu.
  • Yapacağınız hiçbir şeyin işleri düzeltmeyeceği inancı ve bu inançtan kaynaklanan atalet.
  • Sel, orman yangını, su kıtlığı gibi iklim krizi sebebiyle ortaya çıkan durumlar karşısında yaşanan stres.
  • İklim krizine sebep olan olaylar zincirinden sorumlu insanları ve bu konuda bilinçsiz olan kişilere duyulan öfke.
  • İnsanlığın ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan diğer canlı türlerinin geleceği ile ilgili hissedilen endişe, depresyon ve panik.

Bu belirtilerden ikisi ya da daha fazlası olan kişilere uzman psikologlar eko-anksiyete tanısı koyarlar.

Eko-Anksiyetenin Ortaya Çıkış Nedenleri

Her ne kadar modern dünyada yaşayan modern insanlar olarak bizler kendimizi doğadan koparıp betondan yapılma hapishanelere kapatmış olsak da hala doğanın bir parçasıyız. Dolayısıyla doğal dengenin bozulması ve beraberinde gelen alışılmışın dışında doğa olayları hepimizi etkiliyor.

Doğanın dengesi bize bizim yaşayabileceğimiz koşulları artık sağlayamayacak kadar bozulursa, yaşayamayız. Açlık, susuzluk, UV radyasyonu, zehirli hava ve aşırı soğuk veya aşırı sıcak atmosfer yüzünden hayatta kalmamız mümkün olmaz. Zihnimizin gerisinde dönüp duran bu düşünceler, kişiyi farkına bile varmadan eko-anksiyeteye sürüklüyor.

Eko-Anksiyete En Çok Kimleri Etkiliyor?

Çevre dostu alışkanlıklar edinmeye dikkat etmeyen, iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan tecrübe eden doğal felaket haberlerine sürekli maruz kalan kişilerde eko-anksiyete görülme riski daha fazladır. Değişen iklim nedeniyle üretim yapamayan çiftçiler ve kirlenen denizler ve yağmayan kar nedeniyle turist çekemeyen turizm çalışanları da eko-anksiyete riski altındaki meslek gruplarındandır.

Eko-Anksiyete ile Baş Etmenin Yolları

Belirtilerden bazılarını gösteriyorsanız ve risk gruplarından birine mensupsanız, eko-anksiyeteden mustarip olabilirsiniz. Eko-anksiyete can sıkıcı olabilir ama çözümsüz bir durum da değildir. Bu kaygı bozukluğundan kurtulabilmek için yapılabilecek pek çok faydalı uygulama var.

Psikolojik Destek Alın

Eko-anksiyete bir kaygı bozukluğudur ve diğer kaygı bozuklukları ile birlikte, psikolojinin ele aldığı bir konudur. Eko-anksiyete yaşadığından şüphelenen kişiler mutlaka ilk iş olarak uzman bir psikoloğa görünmelidirler. Ancak bir psikolog kişide gerçekten eko-ansiyete olup olmadığını söyleyebilir ve kişiye en uygun tedavi yolunu uygulayabilir.

Ekolojik Bir Yaşamı Hayatınıza Adapte Edin

İçeriğinde plastik bulunan ürünler satın almamak, atıkları ayrıştırıp geri dönüşüme kazandırmak, karbon ve su ayak izini düşürecek tüketim alışkanlıkları kazanmak eko-anksiyete ile baş etmeyi kolaylaştırır. Karbon ayak izi yüksek olduğu için hayvansal gıda tüketimini minimuma indirebilirsiniz. Su ve enerji tasarrufu yaparak doğal kaynakların tükenmesine engel olabilirsiniz. Tek kullanımlık plastikleri hayatınızdan çıkararak sıfır atık prensibini benimseyebilirsiniz. Daha çevre dostu yaşamak, elinden geleni yaptığınızı hissettirir ve suçluluk duygusu ile gelen kaygıyı azaltır.

Doğa ile Daha Fazla Zaman Geçirin

Doğa ana ile bağları güçlendirmek, ekolojik kaygıya iyi gelecektir. Hafta sonları doğada yürüyüşler düzenleyin, Japonların terapi niyetine yaptıkları orman banyosunu yapın. Ailecek piknik düzenleyin ya da kamp yapın. Sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği ağaç dikme veya kıyı temizliği etkinliklerine katılın veya kendiniz, bireysel olarak bunu yapın. Doğanın içinde ve doğa için bir şeyler yapmak iyi hissettirecektir.

Meditasyon Yapın

Zihinsel pek çok sorunun giderilmesinde meditasyon, uzmanların en çok önerdiği uygulamalar arasındadır. Özelikle metta meditasyonu eko-anksiyeteden mustarip kişilere iyi gelecektir.

Metta meditasyonu şu şekilde yapılır: Rahat bir pozisyonda oturun ve gözlerinizi kapatın. 4-4-4 nefes tekniği ile nefes alıp verin (4 saniye nefes al, 4 saniye nefes tut, 4 saniye nefes ver).

Her nefes döngüsünde birini düşünmek üzere sırayla bu dört düşünceyi aklınızdan geçirin:

  • Mutlu olayım
  • İyi olayım
  • Güvende olayım
  • Huzurlu olayım.

Bu dört düşünceyi şu kişiler için düşünün:

  • Kendiniz için
  • Sevdiğiniz biri için
  • Nötr olduğunuz biri için
  • Sevmediğiniz biri için
  • Dünyadaki diğer tüm canlılar için

Metta meditasyonu bir sevgi, şefkat ve affedicilik meditasyonudur. İçinizdeki öfke, suçluluk ve karamsarlık duygularını nötrlemek için oldukça elverişli bir tekniktir.

Eko-Anksiyete Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?
Eko-Anksiyete Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

Çocuklarda Eko-Anksiyete

Günümüz çocukları doğal dengenin bozulduğu, kirli bir dünyaya doğdular. Dolayısıyla da gördüklerinden ve duyduklarından daha fazla etkileniyorlar. Onlarda meydana gelen eko-anksiyete zihinlerinin çok daha derinlerine kazınıyor ve yaşları büyüdükçe kaygı sorunları da büyüyerek çözülmesi güç hale geliyor.

Çocuklarda Eko-Anksiyete Nasıl Giderilir?

Çocukların yeni alışkanlıklar kazanması yetişkinlere göre çok daha kolaydır. Onlara çevre dostu alışkanlıklar kazandırarak, doğa ile bağ kurmalarını sağlayarak ve doğru kaynaklardan bilgiler öğreterek bilinçli bir nesil yetiştirebiliriz. Sorunun büyük ve önemli olduğunu ama çözümsüz olmadığını anlamasını sağlayın, böylece çaresiz hissetmeyecektir. Elbette en önemlisi, çocuklara ne yapacaklarını söylemek yerine onlara davranışlarımızla örnek olmaktır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu