Klostrofobi (Kapalı Alan Fobisi) Nedir?

Bir kişinin kapalı alanda kaldığında ciddi anlamda yaşadığı iç sıkıntısı ve bunun üzerine gelişen psikolojik rahatsızlık klostrofobi olarak isimlendirilmektedir. Klostrofobi sorunu yaşayan insanların bir kısmı bunu hafif atlatırken, bir kısmı da şiddetli geçirmektedir.

Klostrofobi (Kapalı Alan Fobisi) Nedir?
Klostrofobi (Kapalı Alan Fobisi) Nedir?

Klostrofobi Neleri Tetikler?

Klostrofobi ciddiye alınması gereken önemli bir psikolojik rahatsızlıktır. Kişi tedavi olmadığı takdirde ilerlemektedir. Bu durumda kişinin yaşam kalitesinde düşme olmaktadır. Klostrofobi kişilerde kaygı ve panik atağı tetiklemektedir.

Bu durumlar kişiden kişiye değişim gösterir. Ama genel anlamda baktığımızda kişilerde klostrofobi endişeye neden olmaktadır. Kişiler bu durumun üzerine gitmediği zaman ya da profesyonel anlamda destek almadıkları zaman bundan kaçma yolunu tercih etmeye başlamaktadırlar.

Klostrofobi Neden Oluşur?

Klostrofobi insan beyninin bazı bölümlerinde yaşanan aşırı aktivasyon ile ilişkilidir. Kişiden kişiye değişim göstermekle beraber nedeni şudur denen kesin bir yargı yoktur. Fakat inceleme yapılan hastalarda bazı etkenler ortaya konmuştur. Bunları maddeler halinde yazalım.

  • Çocukluk döneminde yaşanan travmalar
  • Yakın alan da oluşan algı
  • Genetik faktörler

Bu genel olarak kabul görmüş etkenlerdir.

Çocukluk Dönemi Yaşanmış Travmalar

Çocukluk döneminde kişilerin yaşadığı travmatik olaylar ilerde klostrofobi gibi bazı psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Bunu bir örnek ile açıklamak gerekir ise; Bazı ebeveynler çocuklara yaptıkları bir hatadan dolayı odaya kitleme cezası vermektedir. Bu ve bunun gibi cezalar çocuklara sıklık ile verildiği zaman, ilerde bunu yaşayan çocukların önemli bir bölümünde klostrofobi görülmektedir.

Yakın Alan da Oluşan Algı

İnsan beynini oldukça karmaşık bir yapısı vardır. Beyin yakın uzay ve uzak uzay olarak farklı algılama yapmaktadır. İnsan bedeninin yakınında duran veya yaklaşmakta olan nesnelere cevap veren nöronlar mevcuttur. Birçok kişi yakında olan uzay nesnelerini görüntüleme yaparken sol tarafa doğru oluşan küçük bir algı üzerine ön yargı geliştirir.

Kişi eğer ön yargıdan uzak ise sağa kayma olur. Kendisine kişisel alan olarak görülen mesafede oluşan bu tür algı farklılığı sonucu kişilerde klostrofobi gelişir. Eğer ki kişinin kendine kabul ettiği alan ne kadar geniş olur ise klostrofobinin şiddeti artar.

Genetik Faktörler

Bazı psikolojik sorunlar genlerden genlere geçmektedir. 3 kuşak önce bir kişinin yaşadığı psikolojik sorun günümüzde yaşayan kişiye genler yoluyla geçmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda klostrofobinin bu şekilde geçtiği kanıtlanmıştır.

Klostrofobinin Belirtileri

Anksiyete bozukluğunda yaşanan belirtiler ile klostrofobi de yaşanan belirtiler birbirine çok benzemektedir. Klostrofobiye sahip bir bireyde en çok yaşanan belirtiler, kalp çarpıntısı, zor nefes alma ve titremedir.

Kişilerde yine en yaygın şekilde yaşanan deneyim ise kontrolü kaybetme korkusudur. Bu ilk önce his olarak başlar daha sonra da yerini korku alır. İleri düzeyde bir klostrofobi hastası asansöre ve uçağa binemez. Bunlardan kaçmaya çalışır ve kaçtıkça da zamanla yaşam kalitesi düşer.

Panik atak klostrofobi hastalığı olan kişilerde sıklıkla görülür. Fakat bu belirti korkunun yanın da kişiye endişe ve sıkıntı da verir. Yoğun olarak yaşandığı takdirde de yanında başka sorunları da getirir.

Bunları maddeler ile sıralar isek;

  • Aniden gelişen terleme
  • Titreme nöbeti
  • Sıcak basıyormuş hissi
  • Zor nefes alma hissi
  • Boğuluyormuş gibi hissetme
  • Kalp atışının hızlanması
  • Göğüste sıkışma hissetme
  • Mide ile ilgili problem ve bulanma
  • Baş dönmesi ile gelen baş ağrısı
  • Kendini halsiz hissetmek ve bayılacak gibi olmak
  • Bedende uyuşma
  • Bedenine iğne batırılıyor hissi
  • Ağız kuruluğu
  • Tuvalete gitme isteği
  • Kulaklarda çınlama olması
  • Zihin bulanıklığı

Bu yazdığımız belirtilerin dışında şiddetli klostrofobi yaşayan kişiler başka sorunlar da yaşamaktadır. Bunlar sırası ile kontrolünü kaybetme ile ilgili yaşanan korku, Bayılmaktan korkma, Ölüm Korkusu ve korkuyu maksimum yaşamaktır.

Klostrofobinin Teşhisi Nasıl Konulur?

Öncelikle bir kişinin klostrofobisinin olup olmadığının kararını uzman bir hekim koyar. Böyle bir sorunu olduğunu düşünen ve yukarı da yazmış olduğumuz belirtilere sahip olan kişilerin uzman bir hekime öncelikle başvurması gerekir. Doktor kişinin öyküsünü dinler ve bununla ilgili kişiye sorular yöneltir. Sorulan sorulara verilen cevaplara göre doktor kişide anksiyete sorunu, stres bozukluğu ya da kişinin klostrofobisinin olup olmadığının kararını verir.

Genel olarak sorulan sorular;

  • Kişi girdiği bir mekanda hemen çıkışların nerede olduğunu saptamaya çalışıyor mu?
  • Tiyatro gibi sanatsal etkinliklerin yapıldığı salonlarda oturacağı yeri çıkışa yakın olarak mı seçiyor?
  • Girdiği kapalı mekanın çıkış kapısı kilitlemiş ise kendini gergin mi hissediyor?
  • Trafikte yoğunluk varsa araç kullanımından kaçınıyor mu?
  • Metro ile seyahatten kaçınıyor mu?
  • Asansöre binebiliyor mu?

Bu sorulara verilen cevaplar klostrofobinin var olup olmadığının cevabını vermektedir.

Klostrofobi Nedir?
Klostrofobi Nedir?

Tedavi Yöntemi

Klostrofobi büyük ölçüde tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Öncelikle kesin teşhis konulmasının ardından çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Hastalığın derecesine göre tedavi şekli belirlenmektedir.

Eğer ki hastalığın şiddeti çok ileri değilse psikoterapi ile çözülmektedir. Ancak ilerlemiş ise ilaç tedavisi başta olmak üzere, maruz bırakılma terapisi, sanal gerçeklik yaşatma ve alternatif metotlar hastalara uygulanmaktadır.

Unutulmamalıdır ki klostrofobisi olan bir kişi kendini kapalı mekanda bırakarak, korkunun üzerine giderek bu sorunu çözemez. Bunu ancak çevresinde güven duyduğu kişilerden yardım alarak yapabilir. Tek başına yapılan bu tür denemeler bazen daha kötü bir şekilde sonuçlanmaktadır.

İlaç Tedavisinin Gerektirdiği Durumlar

Doktorlar genelde öncelikle bilişsel terapi ile tedavi başlar. Terapinin yeterli gelmediği zaman ilaç tedavisine başlanır. İlaç tedavisi gerekiyor ise bunun kararını da mutlaka uzman bir hekimin vermesi gerekir.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu