Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?

Geçen yüzyıl içerisinde tüm dünya iki kanlı savaş gördü. 1914-1918 yılları arasında devam eden 1. Dünya Savaşı sonucu İttifak Devletleri arasında yer alan Osmanlı, başkenti de dahil olmak üzere işgale maruz kaldı. Bu durumun sonucunda 1919-1922 yılları arasında verilen Kurtuluş Savaşı neticesinde bu işgal sona erdi. Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda galip taraf olan Türkiye ve mağlup olan taraf İtilaf Devletleri arasında 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde bir antlaşma imzalandı. Peki, yaklaşık 100 yıl önce imzalanan Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?

Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?
Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?

1. Dünya Savaşı Sonrası Genel Durum

Kanlı savaşlara sebep olan 1. Dünya Savaşı’nın ardından 1920 yılına gelindiğinde galip devletler olan İtilaflar ile mağlupların yani İttifakların hesaplaşması sona ermişti. İttifak Devletleri’nin önde gelenlerinden Almanya, 28 Haziran 1919 tarihinde Versay’da, Bulgaristan 27 Kasım 1919 tarihinde Neuilly’de, Macaristan 4 Haziran 1920’de Trianon’da ve Avusturya 10 Eylül 1919 tarihinde Saint Germain’de mağlup olduklarını kabul ederek anlaşmalar imzaladı.

Sevr Antlaşması İmzalandı

Lakin Osmanlı İmparatorluğu ile uzun süre bir anlaşma imzalanamadı. Zira Anadolu’da meydana gelen hareketlilikler özellikle halk ayaklanmaları buna izin vermiyordu. En nihayetinde 10 Ağustos 1920 tarihinde Fransa’nın Paris şehrinin yaklaşık olarak 3 kilometre batısında bulunan Sevr isimli bir banliyödeki Seramik Müzesi’nde dayatılan anlaşma imzalandı.

Sevr Anlaşması’nın İmzalanması Esnasında Anadolu’daki Durum

19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi olarak Bandırma Vapuruyla Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, aslında çok büyük bir halk hareketliliğinin de ilk kıvılcımlarını başlatmış oldu. Zaten işgale karşı direnme güdüsüyle bireysel ve küçük gruplarla mücadele veren Anadolu insanına ilham olacak bir harekete ihtiyaç vardı.

Milli Mücadelenin İlk Kıvılcımı

İlk kıvılcım ise Havza Genelgesi ile çakıldı. 28 Mayıs 1919 tarihinde yayınlanan genelge ile halkın örgütlenmesi ve harekete geçirilmesi konusunda önemli bir adım atıldı. Bunu takiben Erzurum, Balıkesir ve Sivas kongreleri direnişin şekillenmesi ve bu mücadelenin topyekûn bir kurtuluş savaşına dönüşmesini sağladı.

TBMM’nin Açılması

Bu dönemdeki en kritik süreç, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk çalışmalarına başladı. Bu mücadelenin Anadolu’da örgütlenmeye devam edeceğinin en önemli ispatıydı.

Bu arada halkın kendi örgütlenmesiyle kurduğu Kuvayı Milliye, işgal kuvvetlerini yıpratıyor olsa da düzenli bir ordudan beklenen verimliliği tam anlamıyla sağlamıyordu. Anadolu’da direnişin sona ermeyeceğini gören İtilaf Devletleri, Damat Ferit Paşa ve kabinesine Sevr Antlaşmasını dayatarak işgal sürecini daha da hızlandırma gayretine girdi.

Lakin Ankara’da kurulan TBMM Hükümeti’nin Sevr’i tanımaması ve kurduğu düzenli orduyla Eskişehir’in İnönü mıntıkasında 6 Ocak 1921 tarihinde verilen mücadelenin sonucunda Yunanların durdurulması sürecin değişimi için ilk kritik noktaydı.

Kurtuluş Savaşındaki Cepheler

Takvimler 6-11 Ocak 1921 tarihlerini gösterirken TBMM Ordusu’nun Yunanların ilerleyişini durdurması savaşın kanlı geçeceğini gösteriyordu. Zira ne işgal kuvvetleri hemen geri dönmeye ne de TBMM Ordusu Anadolu topraklarının işgal edilmesine razıydı.

En nihayetinde çok geçmeden 23 Mart – 1 Nisan 1921 tarihlerinde meydana gelen 2. İnönü Muharebesi, tarafların ciddiyetini daha fazla gösterdi. İlk muharebeye göre çok daha kanlı geçen savaş, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Yunan birlikleri İnönü’deki mevzilerden çekilmek zorunda kaldı.

Beklenmeyen Mağlubiyet Siyasi Çözümü Uzaklaştırdı

10-24 Temmuz tarihleri arasında ise savaşın seyri içerisinde ilginç bir gelişme yaşandı. Motivasyon olarak aslında gayet iyi durumda olan Türk ordusu, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri esnasında ciddi şekilde toprak kaybına uğradı.

Bu durumun sonucunda Türk ordusu, Sakarya Nehri’nin doğusuna kadar çekildi. Bu mağlubiyet psikolojik üstünlüğün Yunanlar’a geçmesine sebebiyet verdi. Hatta TBMM’nin Ankara’dan taşınması bile bazı kesimlerce teklif edildi.

Lakin bu tablo bir bütün olarak bakıldığında Kurtuluş Savaşı’nın içerisinde henüz bir son değildi.

Mustafa Kemal Başkomutan Oldu

Ordu’ya Başkumandan olarak TBMM Başkanı Mustafa Kemal’in atanması ve Fevzi Paşa’nın ise Genel Kurmay Başkanlığı’na atanması sonucu 5 Ağustos 1921 tarihinde Sakarya Meydan Muharebesi yapıldı. Bu muharebe sonucunda Türk ordusu büyük bir zafer kazanarak tekrardan taarruz pozisyonuna geçti.

Artık tüm şartlar büyük bir taarruzun yapılarak işgal altındaki toprakların kurtarılması için müsaitti. Bu arada Antep, Maraş ve Urfa vilayetlerinden de Kuvayı Milliye’nin galibiyet ve Fransız kuvvetlerinin geri çekilme haberleri geliyordu.

Kesin Zafer ve Mudanya Mütarekesi

26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Başkomutanlık Meydan Muharebesi 30 Ağustos’ta Büyük Taarruz ve sonrasında kesin zaferle sonuçlandı. Akabinde tüm işgal altındaki topraklar birer birer kurtarıldı.

Nihayet 3 Ekim 1922’de başlayan ve 11 Ekim 1922’de Türk tarafı ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mudanya Mütarekesi savaşı fiilen sona erdirdi. Sonuç olarak Türk ordusu büyük bir zafer kazandı.

Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?
Lozan Antlaşması Maddeleri Nedir?

Lozan Görüşmelerinin Başlaması ve Saltanatın Kaldırışı

İlk görüşmeler, İsmet Paşa’nın başkanlığında heyetinde katılımıyla İsviçre’nin Lozan kentinde 28 Ekim 1922 tarihinde başladı. İlk görüşmelere İstanbul Hükümeti’nin de davet edilmesi kritik bir kararı da beraberinde getirdi. TBMM 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırarak fiilen Osmanlı’yı lağvetti.

24 Temmuz 1923 tarihine kadar devam eden görüşmeler sonucunda Lozan Antlaşması imzalandı. Ülkelerin temsilcileri tarafından imzalanan antlaşma yaklaşık 1 yıl sonra tüm devletlerin antlaşması onaylamasının akabinde 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girdi.

Lozan Antlaşmasının Maddeleri Nedir?

Lozan Antlaşması sonucu çok sayıda konu karara bağlanmıştır.

Bunlar arasında en kritik olanlar;

  • Sınırların kesin olarak belirlenmesi
  • Osmanlı Devleti’nde kalan borçların Türkiye tarafından ödenmesi
  • Boğazların tarafsızlaştırılması ile ilgili bazı uygulamalar
  • Türkiye’nin savaş tazminatı alması
  • Azınlıkların genel durumu
  • Kapitülasyonların kaldırılması
  • Patrikhane’nin siyasi konulara girmemesi şartıyla İstanbul’da kalmasına izin verilmesi
  • Yabancı okullarının faaliyetlerine devam etmesi konusu

Bu maddelerin bazıları ilerleyen yıllarda güncellenmiştir. Örneğin boğazlar konusunun 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye’nin tekrardan kontrol ve diğer haklarını geri kazanması buna örnek verilebilir.

İkinci Dünya Savaşında Türkiye’nin Politikası > https://www.pusholder.com/ikinci-dunya-savasinda-turkiyenin-politikasi/

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu